06
juli
2008

Tarayıcımızı güncellemiyoruz

Hangi tarayıcı çok kullanılıyor, güvenlik güncellemelerine ne kadar önem veriliyor? İşte sonuçlar…

 

Google, İsveç Federal Teknoloji Enstitüsü ve IBM’in birlikte yürüttüğü bir çalışmanın sonuçlarına göre internet kullanıcıların %60’lık çoğunluğunun tercih ettikleri web tarayıcılarının güvenlik güncellemelerini yaparken, %40’lık bir kesimin bu zahmete girmedikleri ortaya çıktı.

Analiz Google’ın kullanıcı veritabanı üzerinde Ocak 2007 ile Haziran 2008 tarihleri arasında yapıldı. Toplanan veriler takip edilen her web tarayıcısı içi ayrı olarak değerlendirildi ve aynı makineden yapılan ziyaretler günde bir kez sayıldı.

Çalışma bir yandan da tarayıcı pazarının paylaşımı konusunda da bilgiler veriyor. Dünya çapında toplam 1,408 milyar kullanıcının bilgilerinden edinilen sonuçlara göre Internet Explorer %78.3’lük bir paya sahipken, Firefox %16.1’lik bir dilimi elinde bulunduruyor. Bu iki tarayıcıyı %3.4 ile Safari, %0.8 ile Opera ve %1.4 ile diğer tarayıcılar takip ediyor.

Tarayıcılarının en son sürümlerini kullanan kullanıcılarla ilgili rakamlar oldukça ilgi çekici. Araştırmaya göre Internet Explorer kullanıcılarının sadece %52’si 2006 yılının Ekim ayından beri piyasada olan IE7’yi kullanıyor. Microsoft’un tüm çabalarına rağmen geri kalan %47.5’i IE6 ve daha eski sürümleri kullanmakta.

Firefox ve Opera kullanıcıları ise güncellemeye çok meraklı. Firefox kullanıcılarının %92’si Firefox 2 kullanırken (tabi bu veriler Firefox 3’ü içermiyor) Opera kullanıcılarının %90.1’i tarayıcılarını güncellemeyi akıl etmiş. Safari’de ise güncelleme oranı %70.2.

Tarayıcılarının tüm güvenlik güncellemelerini yapan kullanıcılarla ilgili rakamlar ise şöyle: Firefox kullanıcıları %83.3 ile güvenlik güncellemeleri konusundaki hassasiyetlerini kanıtlıyor. Safari kullanıcıları %65.3 ve Opera kullanıcıları %56.1 ile Firefox’u takip ederken, Internet Explorer’ı tercih eden kullanıcıların sadece %47.6’sı son güvenlik güncellemelerini yapmış durumda.

Araştırmacılar tarayıcıları daha güvenli hale getirmek için bir takım tavsiyelerde bulunuyorlar. Firefox’un kullandığı otomatik güncelleme sisteminin en başarılı yöntem olduğunu belirten araştırmacılar, kurumların çalışanlarının kötü niyetli içeriğe sahip sitelere girmelerini engellemek için filtre sistemleri kullanmalarını da tavsiye ediyor.

 

06
juli
2008

Sizi kandırmışlar!


Kilo kontrolüyle ilgili bugüne kadar bildiklerinizi unutun ve artık gerçeklerle yüzleşmeye hazır olun…

Tüm dünyanın en büyük sağlık problemlerinin başında kilo fazlalığı, şişmanlık ve obezite geliyor. Herkes, yaşamının en azından bir bölümünü, kilo kontrolü ile uğraşarak geçiriyor.  Kilo kontrolünde doğru sanılan yanlışlarla ilgili görüştüğümüz İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Ayça Kaya doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi                 

YANLIŞ: Fazla kilolardan kalıcı olarak kurtulmak imkânsızdır
Fazla kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulmak imkânsız değildir.  Öncelikle yapılması gereken, şişmanlıkla birlikte görülen hastalıkların tedavisi ve bununla birlikte kişiye ömür boyu sürecek yeni bir davranış modelinin öğretilmesidir.

YANLIŞ: Kısa vadede fazla kiloların hepsinden kurtulmak mümkündür 

Bir an önce zayıflamak isteyen insanlar, bazen sağlıklarını bozma pahasına akla hayale sığmayacak yöntemleri deneyerek, kısa vadede kilolarını vermek isterler. Doktor tavsiyesi olmadan kullanılan, tıbbi olamayan zayıflama takviyeleri veya çok düşük kalorili diyetler ile zayıflasalar bile, olağan yaşam değişimlerinde eski kilolarına ve belki daha fazlasına yeniden kavuşurlar.  Doğrusu, bu konuya daha ciddi eğilmektir.  Fazla kilodan mustaripseniz, her şeyden önce şişmanlığa neden olan gizli metabolik hastalıklarınızın araştırılması gerekir.  Bunun dışında metabolizma hızınız da ölçülmelidir.

 

YANLIŞ: Fazla kilolardan kurtulmak için ilk adres iyi bir diyetisyendir
Tedavi edilmesi gereken bir hastalık olan fazla kilo sorununu çözmek için doğru adres doktordur. Gerekli tetkikleri yapıp, tedavi yöntemine

karar verecek olan odur. Diyetisyen ancak bu tetkiklerden, tanının belirlenmesinden ve tedavi yöntemine karar verilmesinden sonra doktorun verileri doğrultusunda öneriler getirebilir.

YANLIŞ: Çeşitli diyetlerle bölgesel incelme mümkündür
Herkesin genetik olarak yağ dokusunun fazla olduğu bir bölüm vardır. Kimisinde basenlerde, kimisinde göbek çevresinde, kimisinde kollarda olabilir. Direkt basen eritici veya kol inceltici bir diyet yoktur. Ancak sağlıklı beslenme ile birleştirilmiş bir egzersiz planı uygularsanız sorunlu bölgelerinizi nispeten daha iyi inceltmiş olursunuz.

YANLIŞ: Alkollü içecekler kesinlikle şişmanlatmaz
Alkol yeryüzündeki yağdan sonra en yüksek enerji içeren ikinci maddedir. Çok sevseniz bile tüketimine muhakkak sınırlama getirmeniz gerekir. Haftada 1-2 kadeh kırmızı şarapla yetinmek yeterli olacaktır.

YANLIŞ: Karbonhidratlar diyetten tamamen çıkarılmalıdır
İnsan vücudu ana enerji kaynağı olarak karbonhidratları kullanır. Zayıflayayım diyerek ekmeği, pilavı kesmek ve hiç tüketmemek, vücuda doğru enerjiyi vermemek anlamına gelir. Vücutta enerji elde edebilmek için kas ve karaciğerdeki glikojen depolarını kullanır yani sudan kilo verirsiniz, şişmanlığınızın nedeni olan yağ dokusu olduğu gibi yerinde kalır. Normal beslenmeye geçtiğinizde iki kat daha fazla kilo alırsınız.

YANLIŞ: Protein ağırlıklı yemek çok sağlıklı kilo kaybı sağlar
Protein ağırlıklı beslenmede vücut proteinleri sindirmek için çok fazla enerji harcar ve zayıflama olabilir. Ancak proteinlerle birlikte çokfazla yağ da vücuda gireceği için, kan yağlarında yükselme ve koroner kalp hastalıkları ortaya çıkabilir; gut hastalığı gelişebilir. Ayrıca proteinler vücuttan atılmak için kemikten kalsiyum çeker ve bu da kemik erimesine neden olur. Bu durumda zayıflasanız bile geri kalan hayatınızı hasta bir insan olarak

YANLIŞ: Kilo vermeye yardımcı bitkisel ürünler güvenlidir
Her bitkisel ürün yararlı değildir. Vücudunuzun hangi takviyeye ihtiyacı olduğunu bilmeden alınan ürünler ile sağlık bakanlığının denetiminden geçmeyen ürünlerin   zararı dokunabilir.

YANLIŞ: Sabahları içilen maydanoz suyu kısa sürede zayıflatır
Maydanozun idrar söktürücü etkisi vardır. İdrar kaybı nedeniyle insan kendini hafiflemiş hisseder; yoksa kilo kaybına ve yağ dokusuna hiç bir faydası yoktur.

YANLIŞ: Seks kalori yakar,dolayısıyla seks yaparak zayıflanabilir
Seks kalori harcatmaz, kasları gerer ama tek bir enerji bile harcamanız mümkün değildir.

YANLIŞ:  Aç karnına yapılan spor daha çok kilo kaybettirir
Aç karnına asla spor yapmayın, en iyi zaman yemekten 1,5-2 saat sonrasıdır.

YANLIŞ: Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemek zayıflatır
Sauna gibi sıcak ortamlarda terleyerek kaybedilen sanıldığının aksine yağ değil, sudur.

YANLIŞ: Fazla kilonun nedeni yerken aşırıya kaçmaktır
Fazla kilolu olmak çoğu insanın düşündüğünün aksine sadece aşırı yeme ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir hastalıktır. Genetik yatkınlıkla beraber, birçok metabolik hastalık bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olur.

YANLIŞ: Sabahları aç karnına limonlu ılık su içmek zayıflatır
Limonun bağırsakları çalıştırıcı özelliği vardır, ancak  limonlu suyun zayıflatıcı etkisi yoktur.

YANLIŞ: Kan şekeri düşünce muhakkak tatlı birşeyler yenmelidir
Kan şekeriniz düşüp, eliniz ayağınız titriyorsa, asla tatlı yemeyin, peynir ekmek daha iyi bir seçimdir. Tatlı yiyebilecekler sadece insülin kullanan şeker hastalarıdır.

YANLIŞ: Yemek yemek kesinlikle bir öfke terapisidir
Öfkelendiğinizde acısını buzdolabından çıkarmayın.  Hemen kendinizi dışarı atın ve kedinize küçük bir şey satın alın. Bu, kendinizi daha değerli hissetmenizi sağlar ve daha mutlu olursunuz. Evden çıkmak istemiyorum illa bir şey yemem gerekiyor diyorsanız, 1 kâse kuru vişne öfke dindirmeye birebirdir. Üstelik yemesi zor bir besindir.

YANLIŞ: Meyve, yemekten 2 saat sonra yenmelidir
Eğer doymuyorsanız ikinci tabak yemek yemek yerine, 1 tane meyve yemek daha az enerji alımına yani daha az yemeye neden olur. O nedenle doymuyorsanız, ikinci tabak yemek yerine 1-2 tane meyve yemek daha iyi bir seçimdir.

YANLIŞ: Evde yapılan her tür hareket ve spor zayıflatır
Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yağ yakma formuna geçmesi gereklidir.  Bu da ancak, minimum 18 ile 20 dakika süren düzenli bir egzersizle başlar.

 

06
juli
2008

Deivid’in ayağı kırıldı Flaş

Avusturya kampının ilk çalışmasında sakatlanarak sol ayak bileğinde parçalı kırık tespit edilen Fenerbahçeli futbolcu Deivid de Souza’nın sezonun ilk yarısını kapattığı bildirildi.
Deivid'in ayağı kırıldı FlaşAntrenmanda sakatlanarak ambulansla hastaneye kaldırılan Brezilyalı futbolcunun röntgeni çekildi. Röntgen sonucunda sol ayak bileğinde parçalı kırık tespit edilen Deivid’in, sezonun ilk yarısında forma giyemeyeceği öğrenildi. Deivid’in en kısa sürede Almanya’nın Münih şehrine giderek ameliyat olacağı ifade edildi.

06
juli
2008

FIRINCILARA KIZAN BAKKALLAR FIRIN KURACAK

Karaman’da ekmeğe yapılan zamdan sonra fırıncıların kendilerine yeteri kadar bakkal kârı vermediğini iddia eden bakkallar toplanarak ekmek fırını kurma kararı aldılar.

Karaman Bakkallar ve Toptancılar Odasının organizasyonunda Yunus Emre Konferans Salonunda 150 bakkal esnafının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda fırıncının bakkalın sırtından para kazanmaya çalıştığını ve tepkilerde bakkalın karşılamak zorunda kaldığını söyleyen Oda Başkanı Bayram Uysal birleşerek kullanılmalarına karşı çıkacaklarını söyledi.

Komşusuna kızan mal sahibi olur atasözünü Bakkallar olarak Karaman’da gerçekleştirmek istediklerini söyleyen Uysal “Fırıncının ürettiği ekmeği tüketiciye ulaştıran biziz. Ekmek zamlanır tepkiyi biz alırız. Ekmek kalitesiz çıkar, hamur çıkar tepkiyi biz alırız. Fırıncı sadece bizden gelir parasını alır. Kamuoyu ile muhatap olmaz. Biz vatandaşı mağdur olmasın diye her şeyi sinemize çektik. Şu anda Konya ilinde 300 gramı 40 kuruşa ekmek satılan yerler var. Bu fiyata ekmek satan bakkal 10 kuruşta para kazanıyor. Ne hikmetse bizim fırıncıların Karaman’da bakkala verdiği bakkal karı nerdeyse poşet ihtiyacımızı zor karşılıyor. Biz fırıncıların istediği şekilde kullanacağı kuklalar değiliz. Bunun için birlik olalım bir fırın kuralım. Ben ve yönetimdeki arkadaşlar bunu teklif ediyoruz. Fırın kurarsak kendimizin ve vatandaşın mağdur olmaması için bir alternatifimiz olur. İnşallah bu birlikteliğimiz başka konularda da devam eder” dedi.

Toplantıda prensip olarak bakkalların ortak olacağı bir şirket kurularak 30 bin kapasiteli bir fırın kurulması için karar alındı. Kurulan 4 komisyonun da fırın kurulması için çalışmalarını hemen başlatacağı bilgi edinildi.

Larende.com

 

06
juli
2008

ARTIK HİZMET ZAMANI

İki yıldan fazla bir süredir üzerinde çalıştığımız İnternet sayfamızın nihayet istenilen düzeye ulaştığı kanaatindeyiz.

Elimizdeki dar imkânlarla ve yönetim kurulu üyemiz Bülent Yiğittop kardeşimizin üstün gayretiyle vakfımıza yakışır düzeye geldiğine inandığımız sitemiz, bundan sonra her alanda hizmetinize sunulmuştur. Bir şehirli olarak başladığımız bu çalışmalarla birçok insana örnek olduğumuza ve birçok şehir derneğine veya vakfına rehberlik yaptığımıza inanıyoruz.

Bu zahmetli yolda yaptıklarımız, insanlarımızdaki memleketçilik duygusunu geliştirmiş ve yeni yeni çalışmaların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. (Bunun örneklerini saymakla bitiremeyiz.) Bu nedenle, gerek vakıf çalışmalarımızda gerekse site çalışmalarımızda aynı şehirli olma özelliğimizi hep korumaya, Karamanlı hemşerilerimize ve Karaman’ımıza layık olmaya özen gösterdik. Biz ne bir köy derneği, ne bir siyasi görüşün temsilcisi ve ne de lokallerinde günlük oyunlarla vakit geçiren sıradan bir derneğiz. Biz diliyle, tarihiyle, töresiyle ve yöresiyle gurur duyduğumuz Karamanlıyız!..

Bu nedenle daha çok çalışmalı, daha çok fedakârlık yapmalıyız. Küçük hesapları bırakmalı, basit tartışmalarla zaman kaybetmemeliyiz.

Bu yıl içerisinde, yine bize yakışan çalışmalarla karşınızda olmaya devam edeceğiz…

En derin saygılarımla,

 

06
juli
2008

İki kelime üzerine yapılan çalışma!

İki kelime üzerine yaptığım etimoloji (kökenbilim) çalışması…

TERBİYE

Konuşurken ya da yazarken kullandığımız kelimeler, “anlam genişlemesiyle” bambaşka biçimlere girebilmekte, bambaşka anlamlara bürünebilmektedirler. Bir başka söyleyişle: Bazı kelimelerin dilimize girmesiyle “büründüğü anlamı” yanında, bir de kendi dilindeki “kök anlamı” vardır (bu durum, genellikle el kökenli kelimelerde görülür). Her zaman ayrımına varamamakla beraber, kelimenin her iki anlamını kullandığımız da olur zaman zaman…

Sözgelimi, “terbiye” kelimesi bunlardan biridir. Dilimizde, “terbiye” kelimesini eğitim, görgü, alıştırma (idman, antrenman), iyileştirme vb. anlamlarda kullandığımız gibi: terbiyeli adam, terbiyeli çocuk vb. sıfat tamlamalarında da kullanırız. Oysa, Arapça “rübüv” kökünden gelen (“Râb” da aynı köktendir) bu kelime, kendi dilinde: beslenme, büyütme, geliştirme ve sulayıp yetiştirme gibi anlamlarla yüklüdür. Sanırım, üzerine iki de yumurta kırarak, yemeğin “terbiye” edildiğini bilmeyenimiz yoktur! Mesela, “Terbiyeli Köfte“. Bu yemek acaba eğitimli, görgülü, antrenmanlı (!) bir yemek midir; yoksa, kendi dilindeki kök anlamıyla mı kullanılmaktadır yıllardan beri annelerimiz tarafından?.. Bence ikincisi; çünkü, yumurta ya da limon ile bir yemeği terbiyelemek, onu –bir anlamda– geliştirmek ve zengin bir hale getirmek demektir.

Gördüğünüz gibi, dil konusunda da anne-babalardan öğrenecek daha çok şey var. Bu kaynağı iyi değerlendirelim!

TAKTİR-TAKDİR

Başlıktaki kelimeler, imlanın (“yazım”ın) ne denli önemli olduğuna işaret eden harika bir örnek sergilemektedir. Özellikle, “Bir harfi yanlış yazsam ne değişir!” diyenler, bu yazıyı dikkatle okumalılar. Bir harfi yanlış yazmak, her zaman önemli olmayabilir; ama bu gibi durumlarda… Aman dikkat!

Köken itibarıyla Arapça bir kelime olan “takdir“: “beğenme“, “değer biçme“, “önemini-değerini anlama” ve “Allah’ın olmasını istediği şeyler” gibi anlamlarla yüklüdür. “Taktir” ise, köken olarak gene Arapça olmakla beraber: “damla damla akıtma“, “imbikten çekme” vb. anlamlara gelmektedir (günümüz Türkçesindeki karşılığı, “damıtma”; Fransızcası, “distillation”). Kelimeler harflerle inşa edildiği/kurulduğu için, kelimelere ilave edilen her harf (ya da ek), başka başka anlam denizlerine sürükler bizi. İşte bu sebeple, “Bir harfi yanlış yazsam ne çıkar bundan!” denmemelidir.

Mesela, beni –ya da yazılarımı– “takdir” ederseniz pek sevinir ve hatta pek de kıvanırım; ama “taktir” ederseniz, inanın ne yapacağımı şaşırırım!

06
juli
2008

3. Kültür ve Dayanışma Gecesi

6 Nisan 2008 tarihi, Den Haag’da düzenlenene Hollanda Karamanlılar Vakfı 3. Kültür ve Dayanışma Gecesi gecemizden görüntüleri sizle paylaşıyoruz.

 (1. Bölüm)


 (2. Bölüm)

(Çekim için KGRT’ye teşekkür ederiz)

05
juli
2008

Hollanda Karamanlılar Vakfı Değerlendirme Toplantısı

6 Nisan 2008 “Türkçe’nin Başkenti Karaman” 3. Kültür ve Dayanışma Gecesi sonrası, düzenlemiş olduğumuz değerlendirme toplantısında çekilen video görüntüleri. 

 

(1. Bölüm)

 

(2. Bölüm) 

  

(Çekim için KGRT’ye teşekkür ederiz)

 

 

 

05
juli
2008

Karaman Tanıtım Filmleri

Karaman Valiliği Tanıtım Filmi

Karaman Belediyesi Tanıtım Filmi

04
juli
2008

Utrecht’te yapılan “Pilav Günü” coşkulu geçti

UTRECHT- Hollanda Karamanlılar Vakfı, Utrecht çalışma grubunun organize ettiği şölen Utrecht Türkiyem Spor tesislerinde,  açıkhavada ve büyük bir katılımla gerçekleşmiştir.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin oynamaya doyamadığı, ailelerin bu yaşananlardan büyük mutluluk duyduğu bu ortam akşamın geç saatlerine devam etmiştir.

Gelen misafirlere özel olarak hazırlanan yöresel yiyeceklerimizden yufka ekmek, etli pilav ve ayran ikramında bulunulmuş, izin öncesi bir araya gelmenin heyecanı yaşanmıştır.

Şölene Hollanda Karamanlılar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Şen ve bazı yönetim kurulu üyeleride katılmışlardır.

Utrecht bölge yönetiminin büyük bir özveriyle hazırladığı ve başarıyla gerçekleşmesini sağladığı şölenden devamını ve tekrarını temenni ederek ayrılmışlardır.

HOKAV HABER